Efrin İşgali

Efrin İşgali

Avesta Xabur’u saygıyla, minnetle anıyorum.

Avesta xabur gösterdiği üstün cesaret, karşısında olan düşmanların yüreğine yangın korları saldı. Efrin’e doğru ilerleyen barbar sürüsüne karşı bedenini siper etti. Düşmanlarına cesaretin ne olduğunu gösterdi.

Kürtlerin topraklarına, malına ve canlarına saldıranlara karşı savaşan, ölümsüz kahramanlardan sadece biriydi. Düşmanların ne kadar barbar olduklarını iyi biliyorlardı. Bu değişen bir şey değildir. Bin yıldır böyleydi ve güçleri oldukları sürece de öyle kalacaklar. Kürtlere olan kin ve nefretleri hiçbir zaman eksilmedi ve eksileceğine de inanmıyorum.

Kürtler her zaman düşmanlarından gelecek olan tehlikeye hazırlar. Ancak dost gibi görünüp, gizli düşman olan Rus çarları, ABD emperyalizmi ve AB devletlerin ikiyüzlülüğü her zaman Kürtleri yarı yolda bıraktıkları gibi, hep sırtlarından vurmuşlar. Kürtlere verdikleri sözünde durmadıkları gibi, Kürtlere ihanet etmişler. Kürtlerin düşmanlarından alacaklarını aldıktan sonra Kürtleri yalnız bırakmışlar.

Bu devletlerin her zaman yaptıkları şeydir. Ancak neden her defasında Kürtler onlara kanıyorlar ve nasıl oluyor da her defasında Kürtleri kandırmayı başarabiliyorlar. Ortadoğu da kurulmuş veya kurulacak hangi devlet olursa olsun batılı bir devletin desteği olmadan kurulmamıştır ve kurulsa dahi ayakta kalamayacaktır. Ancak söz konusu Kürtler olunca ikiyüzlü davranıyorlar. Verdikleri desteğini kısa sürede geri çekiyorlar. Verdikleri sözlerine sadık kalmıyorlar.

22 Ocak 1946 de Mahabad Çarçıra Meydanında Qazi Muhammed Rus çarların kendisine verdikleri destekle, Mahabad Kürt cumhuriyeti ilan etti. Kurulan cumhuriyet kısa süre içinde, ekonomi ve sosyal alanlarda bakanlıklar kuruldu. Kürt halkı büyük bir özveri ve dayanışma içinde hareket ettiler.

Rus çarları genç cumhuriyete sırtını döndü ve askerlerini geri çekti. Silah desteğini kesti ve Qazi Muhammed çarçıra meydanında yalnız bıraktı.

Qazi Muhammed kendisine doğru gelen düşman ordusunun katliamlar yapacağını, çocukları öldüreceğini iyi biliyordu. Kürt düşmanlarını iyi tanıyordu. Katliamları önlemek için, barışçıl olarak teslim olma yoluna girdi.

Katliamları önledi.

Ancak kendi bedenini Kürtlerin çocukları öldürülmesin diye kurban etti.

Qazi Muhhamed son saatlerinde yazdırdığı vasiyetinde “Elimizdeki silah ve cesur insanların olanaklarını kullanarak savaş yolunu seçseydim. Belki savaşı kazanacaktım. Ama haraba olmuş şehirler ve kıyımdan geçirilmiş çocuklar ve öldürülmüş siviller bana kalacaktı. Mustafa Barzani ile gitmeyi seçseydim, canım kurtulacaktı. Ama ben bu halka yalnız bırakmayacağımı söz verdim. Bir Kürdün tavuğun ağzı kanacağına benim canım gitsin” neden savaşı değil de, barışçıl yollarla teslim olduğunu açıklıyordu.

2017 yılında kadar, Mesut Barzani Kürtlerin azılı düşmanlarından olan Türklerle kardeş olduklarını gösteriyordu. Alış veriş, petrol kaçakçılığını birlikte yapıyorlardı. Suriye de devrim olurken destek vermedi. Kobane direnişine yardım gönderdi ama ABD kendisine ve Türklere yaptıkları baskı sonucu gerçekleşti.  PKK ye karşı her zaman tavır aldı. Türklerin istekleri doğrultusunda hareket etti.

Mesut Barzani 2017 de bağımsızlık referanduma girdi. Halk isterse bağımsız Kürdistanı ilan edeceğini söylediği gün Türkler hemen gerçek yüzünü göstermeye başladılar. Türkler tüm kapıları kapattılar, alışveriş yapmayı bıraktılar, petrol kaçakçılığına da son verdiler. Mesut Barzani’yi olduğu yerde dünya ile bağlantılarını kesmeyi hedeflediler. Bağlantıları kesildikten sonra boğmaya çalışmaktı amaçları. Başarılı oldular mı bilinmez, ama bağımsız Kürdistan ilan etmedi.

Mesut Barzani ye destek veren ABD Erbil meydanında Mesut Barzani’yi yalnız bıraktı. Kendisine verdiği sözlerinde durmadı. Türklere şirin görünmek için Kürt devletin kurulmasına destek olmadı.

Aynı ABD emperyalizmi Suriye de YPG ile hareket ediyordu. Kürt şehirleri özgürleşmesine katkıda bulunuyordu. Her türlü silah desteğini veriyordu. Hava hareketleri yapıyordu.

Türkler Efrine gireceğini açıkladıktan sonra, oraya karışmam diye Türklere yol verdi. Rus çarları tarafsız kaldığını göstermeye çalıştı. Ancak her ikisi de tarafsız değillerdi. Her ikisi de Kürtlere ihanet ettiler. Kürtlere verdikleri sözünde durmadılar. Kürtleri sırtlarından vurdular.

Barbar olan Kürt düşmanları Efrine yaklaşırken, çetin bir direnişle karşılaştılar. Efrine girmek kolay olmadığını, bedeli ağır olacağını gösterdiler. Avesta Xabur onursal bir direniş gösterdi.

Türklerin bedeli ne olursa olsun söylemi ve gizli görüşmeler yapılmaya başlandı. ABD, Rus çarları, PKK ve hatta imralı adasında olan PKK lideri ile pazarlıklar yapılması sonucu, YPG Efrin’den güçlerini geri çekti.

YPG yaptığı açıklama da, Qazi Muhammed örneği gösterip, halkı kıyımlardan korumak için çekildiklerini söylediler. Ancak Türkler dahi hiç kimse bu söze inanmadı. Türklerin Efrine’e gireceğine de kimse inanmıyordu.

Türk saray diktatörü seçim meydanlarda, Efrin de bu kadar insan öldürdüm. Bu kadar kan döktüm demesi yalan olduğunu herkesçe iyi biliyor. Ancak kent merkezine girdiler.

Meydanlarda kahraman olarak göstermeye çalıştıkları kişiler, Efrin merkezine girerken, kümeslerden tavuk ile yumurta çaldılar. Tavuk ve yumurta hırsızı olanlar, nasıl olurda gözlerini kırpmadan ölüme gidenlere karşı savaşta başarılı olduklarını tarih bunu ayrı bir sayfa olarak yazacaktır.

Kümeslerde tavuk ve yumurta çalanlar, hırsızlar nasıl kahraman oluyorlar bunu anlamak için, Türklerin sarayına bakmak gerek. Hırsızların diktatör olduğu bir ülkede kümes hırsızların da kahraman olduklarını göstermeye şaşırmamak gerek.

27.05.2018

Mahsun Yiğit